Sevda Çiçeği
Ayrılık zemherisi gelip çatmış kapıma
Ayaklarım sürgünde ardından yetişemedim
Mahsur kaldım sevda hapsinde
Sevda badeleri içmişim nerden bileyim
Sövmüşüm hayatın yamaçlarına
Seni çiğneyip geçmişim yazık etmişim
Nasıl yalnız kalıyorsun kardelen?
Seni besleyen sabrın tılsımı nerde!
Karlı dağların eteklerinden
Coşamıyorum, koşamıyorum, nefes alamıyorum
Kaderim, ağzıma vurulan paslı bir gemde
Bir sevdanın kalıntılarını taşıyorum
Yürüdükçe ağırlaşıyor ömrüm heybemde
Parçalayın ne olur bu sevdayı asitli sularda
Dağ rüzgârıyla dökülsün yaralarım
Ya karşıma geçsin ölüm ya da yürüsün yanımda
Kardelen seni bulmadan uyanmasın gözlerim
Topa tutsun hatırlar yüreğimden süzülsün
Ben sana adanmış bir askerim
İstersen bu gönül şühedaya yürüsün
Sen sanmışsın ki, biter ben bırakıp gidince
Zaman aşımına uğrar en ağır suçlar
Takvim döner, saat döner, zaman olur ki
Ve silinip gider, yanıp küllenir korlar
Seni kandırmışlar sevda çiçeği
Giden her adımda sessizce ağlar
Kalan perişan, öylece ardından bakar
Fatih KARA
