Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve bir çok güzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, devirler değişebilir, şimdi dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra üstelik bütün kötülüklerine rağmen unutulabilirler.

Seni içimden terk ediyorum Binmediğim hiçbir otobüs, Beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde. Gittikçe azalıyor hayat. Neyi erken yaşadıysam, Hep ona geç kalıyorum. Sana göçüyorum her sonbahar. Yolların çıkmıyor aşkıma. Unuttuğun yağmurların adı saklımda. Seni içimden terk ediyorum... Susmaktan yoruldum. Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri, Efkar demliyorum gözlerimde. Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum. Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi. Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp, Seni içimden terk ediyorum... Ne unutacak kadar nefret ettin, Ne hatırlayacak kadar sevdin! Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin, Biliyorum. Beni hep bulmamak için aradın. Yanılgımdın, Yandığımdın, Yangındın... Sensizliğe yenilmek, Sana yenilmekten zor olsa da, Ardımda bir sürü belkiler bırakarak Seni içimden terk ediyorum... Şimdi İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık; Tamamlayamadık bizi. Elimden tutmadın yalnızlığımın, Saçlarımı da uzaklarına gömdün. İçimin mavisi senin okyanusundandı. Al! Geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun. Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim, Sana bensizliği terk ediyorum. "Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin. Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuhaf değil mi? İçimi acıtan da sendin, Acımı dindirecek olan da... Ya öldür beni dedim, Ya da git benden. İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim. Aldırmadın aldırmalarıma. Bir gecede yakıp yarini, Şafaklara sattın ihanetini! Külüme basanlar bile utandı yaptığından. İşte soluk bir ömrün Son nefesi. Benden, İçimden Terk ediyorum... ."Kahraman Tazeoğlu"

KAYB3TM3K İÇİN 3RK3N S3VM3K İÇİN ÇOK G3Ç

Yazılar

Sevda Yolculuğu

Gökyüzünde parlarken yıldızlar, gitmeme kızıyorlardı.Uğultulu bir ses vardı havada.Bana ıslık çalıyordu rüzgar.Dile gelse kimbilir ne diyecekti.Gecenin efkarı oktan çıkmıştı artık.Rüzgar saçlarımı sürüklüyordu.Geri dönemezdim.Ömrümün en uzun yolculuğuna çıkmak üzereydim.Nereye gideceğim ve ne zaman varacağım meçhul.Ne arkama baktım nede içli içli ağladım giderken.Aşkın girdabı bu kadar mı sarhoş eder adamı.Sevda bu kadar mı yakar kanayan yarıyı.Bırakın şimdi gideyim.Çözün bu yalnızlık kelepçesini.Sevda mevsimi bitmeden gökkuşağından geçeyim.

 

fatih kara

                

 Senden aldığım ne varsa verine koyar giderim ..

      

 

 

Uzaklardan Gelen Biri var

Sağım solum sevda tetikçisi.Ne yana baksam çıkış yok.Silahlar hep üstümde.Biliyorum vuracaklar.Sevda uğruna bir ceset daha.Bu ilk değil, sonda olmayacak.Parmaklar üzerinde bir kurşun daha. Tam kalbime.Yığılıp kalacağım kaldırımlarda.

Uzaklardan gelen biri var.Görüyorum yaralı yüreğimle bana koştuğunu.Avuçlarında son sevda şiiri.Tertemiz yüreğiyle büyütüyor çiçeklerini.İsterse vursunlar artık.Aldırmasınlar gözyaşlarıma. Gam yok bundan böyle. Haraketsiz yattığım kaldırımlar, merhemdir yaralarıma.

 

fatih kara

 

Ben sevdamı kefenledim, ölsen de bir ölmesen de.

 

 

Beni Siz Yordunuz

Kusura bakmayın yıldızlar artık çıkmıyorum cama. Artık konuşmuyorum sizinle. Söylemediniz sevdanınyalan olduğunu. Bana anlatmadınız yalancılar diyarını. Yıktınız ocağımı, evimi.Size bakmak sevdaya bakmaktan daha zor.Size uzanmak, sevdama uzanmanın ikiz kardeşi.Size karşı ağlamak da yok artık sevdamı düşünürken.Tükenişimin sebebisin sen.Yaklaşma gönül haneme.Yanma benim gibi gecelere.

Oysa böyle mi olmalıydı.Dağlardan kar sesi gelmeliydi.Yar eliyle toplamalıydı sizi,demet demet.Bir çocuğun masum bakışı gibi bakmalıydı dolunay.Sevda şarkısı söylemeliydi akan coşkun sular.Kırlar, menekşeler, laleler hep sana yeşillenmeliydi geceler boyu.    

fatih kara

 

 Yıldızın kaderidir arasıra önünde kara bulut durur;bir rüzgar eserse yıldız kurtulur.

 

Ölü Düşünceler

Uyku gözlerime hala çökmedi.Geceler dost değil sanki.Nereye baksam senden bir parça Nereye vursam kendimi hep aynı meledi.Ayrılık,Ayrılık! Geceleri gezmeyecek yıldızler ne acı! Ay yüzüme vurmayacak.İçimde yalanlar çıldıracak.Ustura kadar keskin bu gece rüzgar.

Hepiniz içimde yanarak öldünüz.Bende yandım ve öldüm sizinle.Her doğum bir ölüm bundan böyle.Her yaşanan saat ölümden bir önceki saat.Senden bir ölüm kaldı veraset.

fatih kara

Ölümü bekleyen hastalar gibiyim; bir ölüyor, bir yaşıyorum ...

Yorgunluğa Verilen Start

      Bana öyle kaldıramadığım yükler verme.Bölüşelim ey yar.Susma karşımda öyle dağlar gibi.Ölmek gibi bir ayrılık kapıda bekliyor.Neler oluyor sevdama.Yıkılmasına seyircisin şimdi.Tutmak varken ellerimden, kaçmaya sevdalı ayakların.Yazık!Selemi kapıldı yoksa benim sevdam.Sevdan bitti mi?Beni severken mevsim yazdı.Bırakıp giderkende yaz.Şimdi ayrılığın şarkısını yeniden yaz.Yüreğim temmuz sıcağında üşüyecekmiş meğer.Ayrılık şerbeti içecekmiş bir akşam üstü.Yüreğimi delecekmiş o meşhur sızın.
fatih kara

DELİ ÇORUH

Hani deli gibi akmak varya Çoruh

Senin gibi uzaklara akmak

Birdaha hiç dönmeden

Tek kişilik bir bilet almak.

 

Yalayıp süpürmek tüm geçmişi

Aklımda kalması Çoruh hiçbiri

Aklım vurmuşken karaya

Bırak kalsın öylece be Çoruh.

 

Dağıt Saçlarımı sele vermeden

Öldür gençliğimi ele vermeden

Yüreğime bahar tatı değmeden

Dökül Batum'dan ey deli çoruh.

 

Bilirim çağlarsın yaza kalmadan

Ölümüne akarsın dağlardan

Vurda bitsin daha yanmadan

Yüreğimi ezde geç Çoruh.

 

Duydum delilik kalmamış sende

Susmuşsun yavaşlamışsın seferinde

Şimdi usul usul acale etme!

Dök içini sevgili çoruh!

 

fatih kara

                  

Akma dedim deli gibi    

 

Yüzyıllık sevgili

Elveda benim yüzyıllık sevgilim,

Bu senden kalan son hatıra.

Binelim anka kuşuna

Aşalım kaf dağını

Önce yağmur, sonra kar

Ve sonra

Fırtına

Rıhtımda yalnız kaldık ikimiz.

Reis'in takası cok uzaklarda

Ve gözlerin geçer bir volkan gibi

Buğusu kaldı dağların ardında.

Sahte güller gül yüzünde

Ve sabahı beklemez bir aşık.

Adı sende kalsın bu sahilin

Sen git şimdi benim yüzyıllık sevgilim.

 

Fatih kara

 

Aşk en büyük sağlık

 

sen yoksun

            Zaman akıp gitti sen yoksun.Yine dolunay eşlik etti bana.Bir bana baktı bir semaya.Ve gözlerin gerir aklıma bu derin gecede.Sen diyorum sen çekip gitmeyecektin öyle ansızın.dudaklarımı yaktı şimdi sızın.ve ölmek hiç bu kadar güzel gelmedi bana.Sen yoksun.Artık bende yokum.Aşkın kıyısından çoktan uzaklaştı gözlerim.Artık yokum.Ne kimsesiz bağlar gelir aklıma ne çocuk yaramazlıkları.Artık gecenin içinde de yokum.Ne gündüzler sabırlı artık ne geceler çaresiz.Sadece yakıp savurduğun küller sefersiz.

Üzüntün avuçlarımın içinde sıcacık duruyor.Bir kaç damla gözyaşı hep aynı yere.Gözlerim rüyalar aleminde.Sen yoksun.hiç yoksun.Hep suskun.Gece bana inat uyumuyor;ben yatağa inat.Bir inat uğruna onca yıl geçti sen yine yoksun.

 

fatih kara

 

Dağınıklığım, kırılmışlığım, haykırışlarım  hep bu yüzden..

Aşk hiç benim olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya..Konuş konuş konuş..derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa. Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan, Sanki benim hiç senin olmamış gibi...

FRAU VON STEIN

FRAU VON STEIN'a

Neden sana acı çektiriyorum, sevgilim?
- Neden hep, ya sana acı çektirmek, yada kendi kendimi aldatmakla geçiyor günler. Biz birbirimizin hiçbirşeyi olmayacaktık; ama herşey olduk. Seninle böyle düpedüz konuşuyorum, çünkü sen her bakımdan anlarsın. Şu var ki ben, herşeyi olduğu gibi görüyor ve bunun için de çIğrımdan çı
kıyorum. İyi uyu meleğim ve uyan! Seni artık görmeyeceğim yalnız biliyorsun ya ben kalbimi ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsam bundan böyle sana da öyle bakacağım demek! Hele, bir düşün bunu...

 

Wolfgang von Goethe(Goethe'nin Seçilmiş Mektupları kitabından)

Image Hosted by ImageShack.us