fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
soğuk şiir yemez,asitli kafiyeler içmez,yalnızlık umrumda değil,gelene gönlü açık,gideni arayıp sormaz. boş zamanında sadece uyur, asabidir,rezilce yaşar hayatı, hiç aynaya bakmaz,tarak kullanmaz,ölümü takmaz.kulübede yaşar.

Fatih KARA

gezgin

Yalnızlığın Kabadayısı

Şimdi pencereler önünde oturan
Dili susamış bir şairim
Birazdan yağmur değer gözlerime
Ayaklarım ölümün perçeminde
Soğuktan donmuş gibiyim
Sen kırmızı şalına boynuna sarıyorsun
Bir ayrılık belasını içime atıp
Gidiyorsun

Gelirken bütün ölümleri geride bıraktın
Geçtiğin her yerde ayak izlerin
Bir eşkiyanın serseri gülüşüyle sana baktım
Attığın her zehirli kurşunda
Ölüm tufanına yakalandım
Yüreğime değene kadar sevdan
Yalnızlığın en yiğit kabadayısıydım

Şimdi unutuldum en büyük düşlerde
Dağıldım özenle dizdiğim tespih gibi
Ne hoş gelmişim ne veda etmişim meğer
Bu şehrin girişlerinde
Gelen sen değil yalnızlıkmış
Duyduğum aşk değil yalanmış
Avucumda sakladığım bir canım kalmış

Gecenin ayağına kapanıp yalvardım
Derin uykulardan uyanıp ağladım
Gelmedin
Uzandım semaya ne varsa topladım
Ayı, Güneşi, Yıldızları, düşlerimi..
Ne varsa topladım.
Gelmedin.

Ben yalnızlığın kabadayısı
Mahallenin yiğit adamı
Sevdası için yanıp kavrulan
Şimdi aşkını kurşuna dizip
Kurşundan tespih yapıyorum geceleri
Sevdayı sallıyorum parmağımda
Düşmanın en azılısını yüreğimde
Derdin en büyüğünü belimde taşıyorum
Bir limana yelken açıp
  Senin şerefine semaya sıkıyorum.

fatih kara

"Gizli şiir sayısı, gizli işsiz sayısından aşağı değildir. Bir çok şiirler, varlıklarını duyuramazlar, kendilerine bir elin uzanmayışına sessizce katlanırlar."


ImageChef Custom Images